Anneniz size hiç söylemedi ama; siz düşüp de dizinizi yaraladığınız zaman, sizi teselli etmek için “Hiçbir şey yok, şimdi geçer.” dediğinde; onun da canı acıyor, yaranıza bakmaya bile dayanamıyordu.
Anneniz size hiç söylemedi ama; sırf sizin canınız istiyor diye kendi yiyeceğini “Benim zaten canım istemiyordu.” diye söyleyerek size verdi.
Anneniz size hiç söylemedi ama; sırf ilgi çekmek için annenize hasta olduğunuzu söylediğinizde, o zaten numara yaptığınızı gözlerinizden anlıyordu.
Anneniz size hiç söylemedi ama; size dışarı çıkmama cezası verdiğinde, ne kadar acımasız görünse de aslında sizden daha çok üzülüyordu.
Anneniz size hiç söylemedi ama; size brokoli yedirmek için türlü şirinlikler yaparken, tadının kötü olduğunu o da biliyordu.
Anneniz size hiç söylemedi ama; üç günlük kabızlığın ardından, bezinizi açtığında kaka ile karşılaşması, o günün en mutlu olayıydı.
Anneniz size hiç söylemedi ama; uykudan her uyandığında, odanıza gelerek nefes alışınızı izleyip, üzerinizi örtüyordu.
Anneniz size hiç söylemedi ama; köpek görüp de korktuğunuzda, annenizin arkasına sığındığınız zaman aslında o sizden daha çok korkuyordu.
Anneniz size hiç söylemedi ama; anneler gününde yazdığınız ilk mektup onun aldığı en güzel hediyeydi...Peki sizin söylemedikleriniz ya da söyleyemedikleriniz neler? Anılarınızı ve düşüncelerinizi bizimle yorum olarak paylaşabilirsiniz. :)
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapınız