Kolik, özellikle ilk 3 aylık bebeklerde sıklıkla rastlanan ve çoğu zaman ebeveynler için oldukça stresli bir durumdur. Geçici olmasına rağmen, yatıştırılması zor ve uzun ağlama nöbetleri anne veya çocuğa bakım veren kişilerin endişelenmesine neden olur.
Kolik Nedir? Tanı Kriterleri Nelerdir?
Kolik, sağlıklı bebeklerde nedeni tam olarak bilinmeyen, uzun süreli ve tekrarlayan ağlama ataklarıyla kendini gösteren bir durumdur. İnfantil kolik tanısı, 2016 yılında tekrar düzenlenen ROMA IV Kriterleri’ne göre koyulmaktadır .
Belirtilerinin başlayıp sonlanması ilk beş ay içinde olmalıdır.
Herhangi bir neden olmadan ortaya çıkan ve çocuğa bakım veren kişiler tarafındanönlenemeyen veya yatıştırılamayan tekrarlayıcı ve uzun süreli ağlama, yaygara* ya da huysuzluk nöbetleri
Bebekte gelişme geriliği, ateş ya da hastalık bulgusunun olmaması
**“Yaygara (telaşla bağırma)” aralıklı olarak sıkıntılı bir şekilde ses çıkarma anlamına gelir.
Bebekler genellikle ağlama ve yaygara arasında gidip gelirler, böylece iki yakınmanın pratikte ayırt edilmesi zordur.
Kolik Ne Sıklıkla Görülür? Hangi Yaş Aralığında Ortaya Çıkar?
Kolik, bebeklerin yaklaşık %10-30'unda görülür. Ağalama nöbetleri genellikle 2. haftadan itibaren başlar, 1. ayda pik seviyeye ulaşır. 3 ila 4. ayda azalamaya başlar ve 5. ayda sonlanır.
Kolik Neden Kaynaklanır?
Kolik oluşumunun kesin nedeni bilinmemekle birlikte birkaç olası faktör üzerinde durulmaktadır:
Sindirim sisteminin henüz tam gelişmemiş olması
Anne sütü araclıklı alerjik reaksiyonlar
İnek sütü alerjisi
Laktoz intoleransı
Aile içi stres ve anne-bebek etkileşimi
Kolik Belirtileri Nelerdir? Diğer Rahatsızlıklardan Nasıl Ayırt Edilir?
Ani başlayan, yüksek sesli ve durdurulması zor ağlama
Bacakları karına çekme, yumruk yapma hareketleri
Gaz çıkarma sırasında rahatlama
Diğer rahatsızlıklardan ayırmak için:
Ateş
Emmede azalma
Kanlı, yağlı ve/veya mukuslu dışkı
İleri derecede karın gerginliği
Büyüme geriliği
Ciltte döküntüler
Anormal fizik muayene bulgularının olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Kolik, Açlık Ağlamasından Nasıl Ayırt Edilir?
Açlık ağlaması genellikle emzirme veya anne ilgisi ile geçer. Ancak kolik ağlaması uzun süreli ve genellikle tekrarlayan ağlamalardır.Bu ağlamalar bakım veren kişinin ilgisi ile sonlanmaz.
Kolik belirli Saatlerde mi Olur?
Kolik nöbetleri genellikle akşam saatleri başlar. “Akşam nöbetleri” olarak da bilinen bu durumun sinir sisteminin günün sonunda yorulmasıyla ilişkili olabileceği düşünülmektedir.
Annenin Beslenmesi Kolik Üzerinde Etkili mi?
Emziren annelerin beslenmesi bebeklerin kolik sancıları üzerinde etkisi olduğu varsayılmaktadır. Annenin yediği soğan, sarımsak, karnabahar, brokoli ve kafein gibi gaz yapıcı yiyecekler yada süt, süt ürünleri, yumurta gibi alerjen olabilecek yiyecekler bazı bebeklerde koliğe neden olabilir.
Bebeklerde Gaz Kolik Masajı konulu videomuzu izleyebilirsiniz.
https://www.youtube.com/watch?v=z3aeiIINtBk
Biberonla Beslenen Bebeklerde Kolik Daha Sık Görülür mü?
Biberonla beslenen bebekler daha fazla hava yutma eğiliminde oldukları için kolik riski bu bebeklerde daha fazladır. bu nedenle biberon kullanırken bebeklerin hava yutmadan mamasını bitirecek şekilde beslenmesine özen gösterilmelidir. Yine biberonla verilen formül sütleri alan bebeklerde inek sütü protein alerjisi gelişmesi durumunda kolik nöbetlerine eşlik eden ek problemler olabilir. Ancak annesi tarafından emzirilen bebeklerde de kolik görülebileceği akılda tutulmalıdır.
Sıkı olmayacak şekilde Kundaklama : Bebeğe güveni verir.
Beyaz gürültü (elektrik süpürgesi yada saç krutma makinesi sesi): Rahatlatıcı olabilir.
Kucakta sallama, hafif ritmik hareketler
Karın masajı ve bisiklet pedalı çevirme hareketi
Sıcak uygulama (ılık banyo)
Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
Alarm semptomları olarak kabul edilen Ateş, Emmede azalma, Kanlı, yağlı ve/veya mukuslu dışkı ile İleri derecede karın gerginliği var ise, Ağlama süresi uzuyor, bebek kilo almıyor, emmeyi reddediyor veya kusma-ishal gibi semptomlar varsa mutlaka doktora başvurulmalıdır. Kolik dışında bir rahatsızlığı olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Bebeklerde Kolik Tedavisi nasıl olmalıdır? Gaz Damlaları veya İlaçlar Önerilir mi?
Tedavinin esas amacı , anne ve çocuğa bakım veren kişilerin bebeğin gelişimindeki bu zorlu dönemi atlatmasına yardımcı olmaktır. Bebeğin nasıl beslendiği değerlendirilmeli ve bebeğe bakan kişi bu konuda desteklenmelidir. İnfantil kolik, asla emzirmeyi bırakmanın bir nedeni değildir ve anne sütüyle beslenen bebeklerde anne sütü asla kesilmemelidir.
Anne sütü olmayan yada tıbbi gerekçeler nedeniyle anne sütü alamayan bebeklerde kolik için özel formüle edilmiş mamalar veya bitkisel damlalar fayda sağlayabilir. Özellikle laktoz intoleransı olduğu düşünülen bebeklerde laktozsuz formül süt veya beslenme öncesi verilen laktaz enzim ekstresi içeren damlalar fayda sağlayabilir.
Kullanılan formül süte karşı gelişen yada annenin yediği gıdaların metabolitlerinin anne sütü aracılığıyla bebeğe geçmesi sonucu meydana gelen besin alerjisi varlığında bebeğe hidrolize protein içeren mamalar başlanması, annenin alerjen besin eliminasyonu yaptığı bir diyete alınması gerekebilir.
Yapılan çalışmalar anne sütü olmayan veya tıbbi gerekçe nedeniyle anne sütü alamayıp formül mama ile beslenen bebeklere fermantasyon işlemi sonucunda elde edilen FOS:GOS (FruktoOligoSakkaritler ve GalaktoOligoSakkaritler) katkılı formül sütlerin infantil kolikli bebeklerde ağlama sıklığını azalttığını göstermiştir.
Formül sütlere prebiyotik veya probiyotik eklenmesiyle infantil koliğin gerilediğine dair kanıtlar olmasa da beta-palmitat eklenmesiyle elde edilen sonuçlar kısmen daha iyi gibi gözükmektedir.
Laktozu azaltılmış formül sütlerin veya beslenme sırasında laktaz enzimi eklenmesinin barsakta hidrojen gazı yoğunluğunu azaltarak ağlama ataklarını azaltacağı bazı çalışmalarda gösterilmiştir.
Rezene özleri ve sakaroz çözeltilerinin ağlama süreleri üzerine olumlu etkileri gösterilse de olası yan etkileri hakkında yeterli bilgi bulunmamaktadır.
Diğer yandan depresyon ve sosyal destek eksikliği olan annelerin yardım alması sağlanmalıdır. Anne-babaya, bebeğin açlık ve yorgunluk belirtilerini tanımak için bilgilendirici eğitimler verilmelidir.
Bazı doktorlar gaz damlalarını (simetikon içeren ürünler) önerebilir. Ancak bu damlaların kullanımı mutlaka hekim kontrolü altında olmalıdır. Yan etkiler, dozaj ve içerikler ayrıntılı olarak değerlendirilmelidir.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapınız