Uzun ve heyecanlı bir bekleyişin ardından bebeğini kucağına alan taze anneler, doğum sonrasında bir değişim sürecine girerek birtakım psikolojik farklılıklar yaşayabilirler. Artan sorumluluk duygusu, annelik kavramının anne üzerinde oluşturduğu yük, bebek için kaygı duyulması, eski fiziksel görünüme özlem gibi nedenler, anneleri etkisini altına alarak yoğun bir duygu karmaşasına hatta depresyona itebilir. Postpartum adı verilen bu sıkıntı, gebeliğin ve doğumun bir parçası olarak olağandır,…
Uzun ve heyecanlı bir bekleyişin ardından bebeğini kucağına alan taze anneler, doğum sonrasında bir değişim sürecine girerek birtakım psikolojik farklılıklar yaşayabilirler. Artan sorumluluk duygusu, annelik kavramının anne üzerinde oluşturduğu yük, bebek için kaygı duyulması, eski fiziksel görünüme özlem gibi nedenler, anneleri etkisini altına alarak yoğun bir duygu karmaşasına hatta depresyona itebilir. Postpartum adı verilen bu sıkıntı, gebeliğin ve doğumun bir parçası olarak olağandır, ancak süreçle baş edebilmeyi bilmek de oldukça önemlidir. Yeni doğum yapan annelerin yaşam kalitesini ciddi şekilde etkileyebilen postpartum sendromu nedir? Hangi belirtilerle ve neden ortaya çıkar? Postpartuma karşı ne gibi önlemler alınabilir, birlikte inceleyelim.
Postpartum Nedir?
Doğum sonrasında annelerin duygu yoğunluğu yaşaması oldukça normaldir. Mutluluk, heyecan, bebeğin sağlığı ve bakımına yönelik kaygılar, korku, doğum stresi, eski hayata ve alışkanlıklara özlem her kadında farklı şekilde etki ederek depresif hissetmeye yol açabilir. Ortaya çıkan bu durum ‘postpartum nedir?’ sorusunu da beraberinde getirmektedir. Doğumdan birkaç hafta sonra kaygı, hüzün, korku, bıkkınlık, öfke gibi birçok olumsuz duygunun ortaya çıktığı, annenin kendini yetersiz ve değersiz hissettiği, bebeğine ve dış dünyaya daha ilgisiz kalmasına hatta bebeğine veya kendine zarar vermeyi düşünmesine neden olan duruma postpartum depresyonu ya da bilinen adıyla lohusa depresyonu adı verilir. Postpartum, şiddetli bir depresyon türüdür. Doğum yapmış her 10 kadından 1’inde rastlanabilir, yani görülme sıklığı yaklaşık %10-15 arasındadır.
Lohusa Depresyonunun Belirtileri Nelerdir?
Postpartum depresyonu (PPD) çoğu zaman lohusalık hüznü ile karıştırılabilmektedir. Ancak lohusalık hüznü daha hafif şiddette ve kısa süreliyken postpartum daha geç başlayıp daha uzun sürebilir, belirtiler daha yoğun yaşanabilir. Bu nedenle lohusa depresyonu belirtileri doğru takip edilmelidir. Bir an önce tedaviye başlanması için erken tanı oldukça önemlidir. Pospartum belirtileri şunlardır;
Depresif ruh hali
Kendini yetersiz hissetme
Umutsuzluk
Şiddetli ağlama krizleri
Ani ve şiddetli ruh hali değişimleri
Uykusuzluk veya uykuya meyilli olma hali
İştah kaybı veya aşırı yemek yeme
Aşırı kilo verme
Öfke kontrolü sorunu
Aşırı sinirli olma hali
Yakınlarından ve sevdiklerinden uzaklaşma
Bebekle bağ kurmada zorlanma
Yorgunluk, bitkinlik
Kaygı, endişe ve panik atak
Odaklanma ve konsantrasyon bozukluğu
Unutkanlık
Enerjide azalma
Suçluluk duygusu
İntihar düşüncesi
Anneler kendilerinde bu belirtilerden bir veya birkaçını gözlemliyor günlük işlerini etkileyecek düzeyde olumsuzluklar yaşıyorlarsa doğum sonrası depresyon belirtileri gösteriyor olabilirler.
Postpartum Depresyonu Neden Olur?
Yeni anneler postpartum depresyonu neden olur, merak edebilirler. Bu sendrom tek bir nedene bağlı olarak gelişmez. Kültürel, ekonomik, psikolojik hatta biyolojik faktörlerin tamamı depresyonun oluşması ve gelişmesi üzerinde aktif rol oynamaktadır. Peki postpartum nedenleri nelerdir?
Planlanmamış gebelik yaşanması
İstenmeyen gebelik yaşanması
Hormonal değişimler (Östrojen ve progesteron hormon seviyelerinde yaşanan ani dalgalanmalar)
Yüksek riskli gebelik yaşanması
Sorumluluk duygusunun artması
Tiroid hormonundaki dalgalanmalar
Çevre baskısı
Eş ve aile desteğinin olmaması
Annenin kendisini daha az çekici hissetmesi
Tüm odağın bebek üzerinde olması nedeniyle annenin ihtiyaçlarının ve şikâyetlerinin sürekli göz ardı edilmesi
Annenin kendisine yeteri kadar vakit ayıramaması
Kimlik bunalımı yaşanması
Sürekli ve ağır uykusuzluk yaşanması
Annenin kendisini yalnız ve çaresiz hissetmesi
Kimler Doğum Sonrası Depresyon Riski Taşır?
Lohusa depresyonunu doğum yapmış her kadın yaşayabilir. Bebeğini kucağına aldıktan sonra artan olumsuz duygular, nedenleri göz önüne alındığında oldukça normaldir ve yaklaşık bir ay sonra kendiliğinden geçmektedir. Fakat bazı anneler için durum daha farklı gelişebilir. Çeşitli etkenlerden kaynaklı olarak duyguların şiddeti artış göstererek postpartum riskinin artmasına yol açar. Aşağıdaki durumları yaşayan anneler daha fazla postpartum riski taşımaktadır;
Hamilelikten önceki bir dönemde psikolojik sorunlar yaşayanlar,
Gebelikte bazı psikolojik sıkıntılar yaşayanlar,
Travmatik doğum öyküsü olan yeni anneler,
Bebeğinde birtakım sağlık sorunları bulunan anneler,
Bebeği ile emzirme problemleri yaşayanlar,
Daha önceki doğum ya da doğumlarında postpartum sendromu yaşayanlar,
İstenmeyen veya planlanmamış gebelik yaşayanlar,
Ailesinde depresyon veya postpartum sendromu yaşamış kişiler bulunan anneler,
İkiz, üçüz gibi çoğul gebelik yaşayanlar,
Eşi ile sorunları olan veya eşinden destek görmeyen anneler,
Aile içinde maddi sorunları bulunanlar postpartum depresyonuna daha fazla meyillidir.
Postpartum Depresyonu Tedavisi
Lohusa depresyonunda tedaviye başlama zamanı oldukça önemlidir. Belirtiler ne kadar erken fark edilir, sorun ne kadar çabuk kabullenilirse tedaviye başlanması da o kadar çabuk olacaktır. Aksi halde aylarca hatta bir yıla kadar uzayan bir süreç söz konusu olabilir. Tedavi edilmeyen postpartum kendiliğinden ortadan kalksa bile annede manik depresif, bipolar bozukluk gibi çeşitli psikolojik sorunların yer etmesine yol açabilir. Lohusa depresyonu tedavisi kişiye göre farklılık gösterir. Tedavide antidepresan ilaç ve psikoterapi yöntemlerine başvurulur. Bazı vakalarda her iki yöntemden de destek alınabilir. Ayrıca doktorunuzun önereceği birtakım uygulamalar da tedaviyi destekleyici olacaktır.
Doğum Sonrası Depresyonu Önlemenin Yolları Nelerdir?
Doğum sonrası dönem, en az hamilelik ve doğum kadar hassas bir süreçtir. Hissedilen yoğun duygular, bu dönemde lohusa sendromu yaşanma olasılığını artırmaktadır. Depresyon riskini azaltabilmenin bazı püf noktalarına dikkat edilmesi halinde doğum sonrasını daha rahat geçirebilmek mümkün olacaktır.
Bebek görme ziyaretlerine kısıtlama getirin. Özellikle ilk 40 günü bebeğinizle baş başa geçirin ve her ikinizin de toparlanması için zaman tanıyın.
Her gün düzenli olarak hava almaya çıkın ve yürüyüş yapmaya özen gösterin.
Bebeğin uyuduğu saatlerde siz de uyuyup dinlenmeye ve enerji toplamaya çalışın.
İhtiyaç duyduğunuzda yakınlarınızdan yardım talep etmekten çekinmeyin.
İyi beslenin, alkol ve kafeinden uzak durun.
İş bölümü yapmaya çalışın. Tüm yükü üzerinize almak yerine iş bölümü yaparak yükünüzü hafifletin.
Sosyalleşmeye çalışın. Yakınlarınız ve sevdiklerinizle bir araya gelin.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapınız