
Uzman Psikolojik Danışman
Enes Çelik, rehberlik ve psikolojik danışmanlık alanında lisans eğitimini tamamladıktan sonra, aile danışmanlığı ve eğitimi yüksek lisans programını bitirmiştir. Yüksek lisans tez çalışmasını, internet ve sosyal medya bağımlılıklarının evlilik uyumu ve aile işlevleri üzerindeki etkileri üzerine yapmıştır. Meslek hayatına çeşitli özel eğitim kurumlarında psikolojik danışman olarak başlayan Enes Çelik, daha sonra İstanbul’da kamuya bağlı bir ilkokulda görev almış ve sonrasında ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde psikolojik danışmanlık hizmeti vermiştir. Aynı zamanda özel eğitim gereksinimi olan çocuklar ve ailelerine yönelik çalışmalar yürütmek için kamuya bağlı bir özel eğitim uygulama okulunun kurucu idare ekibinde yer alarak müdür yardımcılığı görevini üstlenmiştir. Aile içi etkili iletişim, DEHB’li çocuklarla çalışma, zor çocuklarla başa çıkma, sınav kaygısı yönetimi, iş yerinde stres ve çatışma yönetimi, bilinçli teknoloji kullanımı, oyun terapisi ve çocuk ile ergenlerde ilk görüşme teknikleri gibi konular üzerine seminerler ve eğitimler vermektedir. Drama eğitimleriyle aile içi fonksiyonel davranışların gelişimini destekleyerek aile ve çocuklarla birebir çalışmalar yürütmektedir. Ulusal dergi-lerde ve gazetelerde düzenli olarak çocuk psikolojisi ve aile ilişkileri üzerine yazılar yazmaktadır. Çocuk ve ergenlerde ilk görüşme teknikleri ,baba sana ihtiyacım var, beni rahat bırak anne ve mükemmel anne baba yoktur isimli dört kitabı bulunmaktadır.
Ekran kullanımı dil ve sosyal gelişimi etkileyebilir. Özellikle 0-3 yaşta ekran yerine ebeveynle etkileşim çok daha önemlidir. Uzun süre ekran kullanımı fiziksel aktiviteyi azaltır. Hareketli oyunlar ve dışarıda vakit geçirmek gelişimi destekler. Ekranlardan yayılan ışık uyku düzenini bozabilir. Yatmadan önce ekran süresini sınırlamak daha kaliteli uyku sağlar. Ekran süresi sınırlandırılmalı ve ebeveynler örnek olmalıdır. Ekran yerine oyun, kitap ve birlikte vakit geçirmek tercih edilmelidir.
Kreş döneminde çocuk ilk kez ebeveynden ayrılma deneyimi yaşar. Kısa ayrılıklar, güvenli nesneler ve önceden yapılan okul tanışmaları uyumu kolaylaştırır. Anaokulu çocuk için sosyal becerilerin geliştiği yeni bir ortamdır. Oyunlar, arkadaşlık ilişkileri ve grup etkinlikleri çocuğun özgüvenini destekler. Okul öncesi uyku ve sabah rutinlerini düzenlemek, çocuğun adaptasyonunu kolaylaştırır. Okul hakkında konuşmak ve kitaplar okumak süreci destekler. Çocuğun duygularını anlamak, ayrılık anlarını kısa tutmak ve sakin bir dil kullanmak kaygıyı azaltır. “Seni alacağım” güveni sürecin temelidir.
Bebekle birlikte çiftlerin kendine ayırdığı zaman azalır. Sosyal aktiviteler sınırlanır ve öncelikler tamamen bebeğin ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlenir. Gece uyanmaları ve bölünen uyku, ebeveynlerde yorgunluk ve tahammülsüzlük oluşturabilir. Bu durum çiftler arası iletişimi zaman zaman zorlayabilir. Hormonal değişimler, yeni sorumluluklar ve yoğun tempo özellikle annede duygusal dalgalanmalara neden olabilir. Baba da adaptasyon sürecinde stres yaşayabilir. Bebekle birlikte artan harcamalar aile bütçesinde baskı oluşturabilir. Bu durum zaman zaman çiftler arasında gerginlik yaratabilir.