
Klinik Psikolog
Ben ebebek'in uzmanı Klinik Psikolog Gökçe Günaydın. Lisans eğitimimi Yeditepe Üniversitesi'nde Psikoloji ve Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik bölümünde 2018 yılında onur derecesi ile tamamladım. Ardından Yüksek Lisans eğitimimi Üsküdar Üniversitesi, Klinik Psikoloji bölümünde 2021 yılında yüksek onur derecesi ile tamamladım. Lisans mezuniyetimden sonra çeşitli okullarda, hastanelerde, özel eğitim alanında ve kliniklerde çalışma ve deneyim kazanma fırsatı elde ettim. 2018 senesinden itibaren alanda aileler ve çocuklar ile çalışmakta, gözlem yapmakta ve terapi vermekteyim. Aktif olarak 2024 yılından beri de ebebek'te klinik psikolog ve aile danışmanı olarak görev almakta ve proje yöneticiliği yapmaktayım. Sertifikalar : Bilişsel Davranışçı Terapi, Çocuk Gelişim Testleri, Aile Danışmanlığı, Aba Terapi, Sleep Consultant Academy Uyku Eğitimi Uzmanlık Alanları : Aile Danışmanı, Çift Aile Terapisi, Bebek-Çocuk Uykusu, Uyku Danışmanlığı, Bilişsel Davranışçı Terapi, Oyun Terapisi, Çocuk Gelişim Testlerii
Bebek odasını önceden hazırlayın. Yatak, dolap ve temel eşyaları düzenleyerek bebeğin ihtiyaçlarına uygun bir ortam oluşturun. Hamilelik sürecinde düzenli doktor kontrolü ve sağlıklı beslenme önemlidir. Doğum planınızı oluşturup doktorunuzla paylaşın. Bebek bakımı hakkında bilgi edinin. Kitaplar okuyun, kurslara katılın ve deneyimli kişilerden destek alın. Doğum çantası ve temel ihtiyaçları önceden hazırlayın. Aynı zamanda destek ağı oluşturup bütçenizi planlamak süreci kolaylaştırır.
Doğum korkusu; doğum süreciyle ilgili yoğun kaygı, olumsuz düşünceler ve kontrol kaybı hissiyle ortaya çıkan psikolojik bir durumdur. Kaygı, huzursuzluk, ağlama isteği, öfke, uykusuzluk ve sürekli olumsuz senaryolar düşünme doğum korkusuna eşlik edebilir. Geçmiş olumsuz deneyimler, bilinmezlik, çevreden duyulan travmatik hikâyeler ve yetersiz destek doğum korkusunu artırabilir. Anne adayının bilgilendirilmesi, duygularını paylaşabilmesi ve eş-aile desteği alması kaygının azalmasına yardımcı olabilir.
Müziğe maruz kalan bebeklerin örüntü tanıma ve ritim algısı gelişebilir. Bu beceriler konuşma ve dil öğrenimini destekler. Şarkılar, ritimli sesler ve tekrar eden melodiler bebeklerin sesleri ayırt etmesini ve konuşmayı öğrenmesini kolaylaştırabilir. Bebekler ilk aylarda farklı sesler çıkarmayı dener. Müzik ve şarkılar bu ses denemelerini destekleyerek iletişim becerilerini güçlendirebilir. Davul, tef gibi basit enstrümanlarla ritim tutmak veya birlikte şarkı söylemek bebeğin öğrenme sürecine katkı sağlayabilir.
Anne adayları ve bebekler güneşin yoğun olduğu saatlerde dışarıda bulunmamalıdır. Şapka, ince kıyafetler ve uygun güneş koruyucu kullanımı önemlidir. Sıcak havalarda su ihtiyacı artar. Hamilelikte yeterli sıvı almak ödem, kabızlık ve halsizliği azaltmaya yardımcı olur. Su tüketimi ihmal edilmemelidir. Tatile çıkmadan önce bez, yedek kıyafet, termometre, güneş kremi ve beslenme ekipmanları hazırlanmalıdır. Bu hazırlıklar süreci daha rahat hale getirir. Havuz ve deniz seçiminde hijyen çok önemlidir. Temiz olmayan havuzlar enfeksiyon riski taşır. Mümkünse deniz tercih edilmeli, sonrası bebek cildi mutlaka temizlenmelidir.
Sıcak hava, terleme ve gün ışığının artması bebeklerin daha sık uyanmasına neden olabilir. Ortam değişikliği de uykuya geçişi zorlaştırabilir. Uyku rutinini korumak önemlidir. Tatilde bile aynı rutinleri uygulamak ve bebeğin alıştığı uyku arkadaşını kullanmak uykuya geçişi kolaylaştırır. Bebeğin uyuduğu ortam serin, karanlık ve rahat olmalıdır. Oda havalandırılmalı, güneş ışığını azaltmak için kalın perdeler tercih edilmelidir. Uyku saatleri mümkün olduğunca korunmalıdır. Bebekler yazın hafif ve terletmeyen giysilerle yatırılmalı, sıvı dengesi iyi ayarlanmalıdır.
Gündüz uykusu genellikle 3-4 yaşta bırakılır. Ancak bazı çocuklar daha uzun süre ihtiyaç duyabilir. 3 yaş öncesi tamamen bırakmamak önerilir. Çocuk uykuya direniyor diye ihtiyacı bitmiş olmayabilir. Uyku düzenindeki değişimler ve davranışlar dikkatle gözlemlenmelidir. Gündüz uykusu ihtiyacının bittiği; uykuya direnç, gece uykusunda sorun olmaması ve akşam geç uyuma gibi işaretlerle anlaşılabilir. Gündüz uykusunu bırakan çocuklar için gün içinde sakin dinlenme zamanları oluşturmak, akşam uyku düzenini korumaya yardımcı olur.
Yenidoğan işitme testleri, işitme kaybının erken teşhis edilmesini sağlayarak dil ve konuşma gelişimini destekler. İşitme kaybı; orta kulak enfeksiyonları, genetik faktörler veya doğuştan gelen sorunlardan kaynaklanabilir. OAE, ABR ve odyogram gibi testlerle işitme seviyesi değerlendirilir ve uygun tedavi planı oluşturulur. İşitme cihazı, koklear implant ve konuşma terapisi gibi yöntemler çocukların yaşam kalitesini artırabilir.