Hamilelikle başlayan dönem yeni sorumlulukları da beraberinde getirir. Eve yeni gelecek olan bebeğinizin bakımı, giyimi, beslenmesi, uyku zamanları derken yorucu günler için kendinizi hazırlamanız...
Lorem ipsum dolor sit amet consectetur adipisicing elit. Totam laudantium natus, alias, voluptatem voluptatibus amet blanditiis quos at quisquam dolore corporis similique dicta veniam sunt dignissimos ad! Natus, voluptatum atque.
Rahim ağzı tam olarak açılmış ve sizin ıkınma hissiniz gelmişse, doğumun ikinci evresi başlamıştır. Şimdiye kadar siz ne kadar yorulsanız da asıl işi yapan rahminizdi. Bundan sonra güçlü kasılmalara sizde kendi çabanızı katarak bebeği dışarı itebileceğiniz için daha verimli bir döneme girmiş bulunuyorsunuz.
Doğum süreci her anne adayı için farklı deneyimlenir. Normal doğum, sezaryen ve suda doğum gibi farklı doğum yöntemleri; annenin sağlık durumuna, tercihine ve gebelik sürecine göre planlanabilir. Gelin birlikte inceleyelim.
ABD Kadın Doğum Uzmanları Derneği mümkünse bebeklerin anne karnında 39 haftaya kadar tutulmasını öneriyor. Çünkü bebeklerin akciğerleri 39’uncu haftada tam anlamıyla geliştiğinden doğuma hazır oluyor.
Bebeğiniz doğduktan hemen sonra vücudunuzda birçok şey olur. Hamilelik sırasında vücudunuz çok değişti. Bebeğinizi güvende ve sağlıklı tutmak için çok çalıştı. Artık bebeğiniz burada olduğuna göre vücudunuz tekrar değişiyor. Bu değişikliklerden bazıları, göğüslerinizin sütle dolması gibi fizikseldir. Diğerleri, ekstra stres hissetmek gibi duygusaldır.
Vücudumuz akıllı bir sisteme sahip olduğunu her an hatırlatıyor. Bu hatırlatmalardan biri de gebelik sürecinde gerçekleşiyor. Gebelik sürecinin başlangıcında ve sonunda vücuttaki en büyük adet görmemedir. Hamile olduğunuzu anlamanın ilk ipuçlarından biri olan adet görme, gebelik başladığında yumurtlamanın durması ile birlikte hamileliğiniz boyunca durur. Bu durum bazı zamanlarda gebelik sonrasında da devam edebiliyor. Adet olmamak sizi endişelendirebilir bu gayet normal bir düşüncedir. Doğumdan…